Kredi Sicil Affı Nedir? Nasıl Başvurulur? (Girişimciler için Rehber)
Son Güncelleme: 01.10.2026
Özet, ikas’ın yapay zekâ desteğiyle oluşturuldu.
Bu özet, ikas yapay zekâ ile oluşturuldu.
Türkiye’de toplam bireysel kredi ve kredi kartı borç hacmi 6 trilyon TL’yi aşarken, icra dairelerindeki dosya sayısı 35 milyon sınırını geçti. Bu tablo, geçmişte ödeme güçlüğü çektiği için Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi kayıtlarında “kara liste”ye giren ve krediye erişimi hâlâ kapalı olan milyonlarca kişi ve işletme için kredi sicil affını yeniden gündemin ilk sırasına taşıdı. 2026 yılı itibarıyla TBMM komisyonlarında görüşülen yeni kanun teklifleri; borçların anapara üzerinden yapılandırılmasını, gecikme faizlerinin silinmesini ve olumsuz sicil kayıtlarının bankalar tarafından dikkate alınmamasını öngörüyor.
Peki, finansal geçmişi temizleyerek krediye erişim engelini kaldıran kredi sicil affı tam olarak nedir ve olası bir yasal düzenleme yürürlüğe girdiğinde başvuru adımları nasıl gerçekleşir?

Kredi Sicil Affı Nedir?
Kredi sicil affı, belirli dönemlerde çıkarılan yasal düzenlemeler kapsamında, ödenmiş veya yeniden yapılandırılmış bazı kredi ve borç kayıtlarının finansal işlemlerde dikkate alınmamasını sağlayan uygulamaları ifade eder. Ancak bu kavram; kaydın tamamen silinmesi, bankaların iç kayıtlarının yok edilmesi ve kredi notunun otomatik olarak düzelmesiyle aynı anlama gelmez.
Türkiye’deki ilk düzenleme, 2009 tarihli 5834 sayılı Kanun ile yapılmıştır. Mevzuat Bilgi Sistemi’nde yer alan 2009 tarihli düzenlemeye göre karşılıksız çek, protestolu senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin bazı kayıtların silinebilmesi için borcun kanunun yürürlüğe girmesinden önce veya altı ay içinde ödenmesi ya da yeniden yapılandırılması ve tamamen ödenmesi gerekiyordu. Düzenleme; gerçek ve tüzel kişileri, ticari faaliyette bulunan veya bulunmayan gerçek kişileri ve kredi müşterilerini kapsıyordu.
Bu ilk düzenlemede, koşulları karşılayan kayıtların Merkez Bankası kayıtlarından silinmesi ve bankalar ile kanunda sayılan bazı finansal kuruluşların kredi kullandırma, çek karnesi verme ve benzeri işlemlerde bu silinmiş kayıtları dikkate almaması öngörülmüştü. Bu nedenle 2009 düzenlemesindeki kayıt silme hükmü ile daha sonraki düzenlemelerdeki kaydın finansal işlemlerde dikkate alınmaması hükmünü birbirinden ayırmak gerekir.
2017’de eklenen geçici düzenleme, kredi kartı, karşılıksız çek, protestolu senet ve diğer kredi borçlarına ilişkin Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi kayıtlarında farklı bir yöntem getirdi. Geciken kısmın altı ay içinde tamamen ödenmesi veya yeniden yapılandırılması halinde kayıtların kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlarca finansal işlemlerde dikkate alınmayabilmesi düzenlendi. Bu hüküm, Merkez Bankası kayıtlarının silinmesinden ziyade Risk Merkezi kayıtlarının kullanımına ilişkin bir sonuç doğuruyordu.
Risk Merkezi raporu, banka iç kayıtları, yasal takip kaydı ve kredi notu aynı şey değildir:
- Risk merkezi kaydı veya raporu, kredi ve benzeri finansal borçlara ilişkin bilgilerin finansal kuruluşların değerlendirmelerinde kullanılabildiği kayıt alanıdır.
- Banka iç kaydı, bankanın kendi müşteri ve işlem değerlendirme sistemlerinde tuttuğu bilgileri ifade eder. Bir sicil affı düzenlemesinin Risk Merkezi kaydına ilişkin sonuç doğurması, bankanın iç değerlendirme kayıtlarının da otomatik olarak silindiği anlamına gelmez.
- Yasal takip kaydı, borcun tahsil sürecinde yasal takip aşamasına taşınmasıyla ilgili bilgidir. Bir borcun ödenmesi, ilgili yasal takip sürecinin ve finansal kaydın her sistemde aynı anda yok olduğu anlamına gelmeyebilir.
- Kredi notu, finansal geçmişe ilişkin farklı verilerin değerlendirilmesiyle oluşan bir puandır. Sicil affı kapsamında bir kaydın silinmesi veya dikkate alınmaması, kredi notunun otomatik olarak belirli bir seviyeye çıkacağı anlamına gelmez.
2023 tarihli son geçici düzenleme bakımından ise Mevzuat Bilgi Sistemi‘ndeki metinde, ödeme tarihi 1 Ekim 2022’den önce olan kredi, kredi kartı, karşılıksız çek ve protestolu senet borçlarında geciken kısmın 1 Temmuz 2023’e kadar tamamen ödenmesi veya yeniden yapılandırılması halinde kayıtların finansal işlemlerde dikkate alınmaması düzenlenmiştir. Aynı metinde bu tarihten sonra yeni bir süre getiren başka bir hüküm yer almamaktadır. Bu nedenle 2009, 2017 veya 2023’teki süreleri 2026’da kendiliğinden geçerli bir başvuru dönemi gibi değerlendirmemek gerekir.
Kredi Sicil Affı Türleri Nelerdir?
Kredi sicil affı için kullanılan genel, esnaf ve KOBİ ve sektörel ayrımı, mevzuatta yer alan resmî bir sınıflandırma değildir. Bu ifadeler, düzenlemelerin kimi borçluları ve borç türlerini hedeflediğini açıklamak için kullanılan editoryal başlıklardır. Bu nedenle bir düzenlemenin kapsamı, başlığından çok kanun metnindeki borç türü, borçlu grubu, tarih ve başvuru şartlarına göre belirlenir.
Genel Kredi Sicil Affı
Genel sicil affı, belirli bir sektörle sınırlı olmayan ve geniş bir borçlu grubunu hedefleyen düzenlemeleri ifade eder. Ancak bu başlık, her tür kredi veya ticari borcun otomatik olarak kapsamda olduğu anlamına gelmez.
TBMM kayıtlarında yer alan 2026 tarihli kanun teklifinde düzenleme, belirli bir sektöre değil tüketici kredisi ve kredi kartı borçlarına yöneliktir. Teklif; hakkında icra takibi başlatılmış veya ihtarname gönderilmiş tüketici kredisi ya da kredi kartı borçları bulunan kişileri kapsamayı amaçlamaktadır.
Bu teklif, 1 Ekim 2026 itibarıyla yürürlüğe girmiş bir kanun değildir. TBMM kaydında son durumu “Komisyonda” olarak gösterilmektedir. Bu nedenle teklif metnindeki kapsam, başvuru hakkı doğmuş kesin bir uygulama gibi değerlendirilemez. Yürürlük tarihi, nihai kapsam ve yararlanma şartları ancak yasama süreci tamamlanıp düzenleme yürürlüğe girdiğinde kesinleşir.
Esnaf ve KOBİ Sicil Affı
Esnaf ve KOBİ sicil affı, küçük işletmelerin veya işletme sahiplerinin borçları bakımından kullanılan açıklayıcı bir ifadedir. Bununla birlikte, eldeki 2026 TBMM kaydı esnaf ve KOBİ‘ler için ayrı bir sicil affı kategorisi ya da özel bir başvuru kanalı tanımlamamaktadır.
Bir esnafın veya KOBİ sahibinin düzenleme kapsamına girip girmediği; işletmenin niteliğinden önce borcun türüne ve teklifin kapsam şartlarına bağlı olarak değerlendirilmelidir. 2026 tarihli teklif tüketici kredisi ve kredi kartı borçlarına odaklandığı için, işletme kredileri, ticari borçlar veya karşılıksız çek ve protestolu senetler bakımından bu kayıttan doğrudan kapsam sonucu çıkarılamaz.
Bu nedenle “esnaf ve KOBİ sicil affı” ifadesi, mevcut TBMM teklifinde yürürlüğe girmiş ayrı bir düzenleme varmış gibi kullanılmamalıdır. İşletme sahiplerinin değerlendirme yaparken borcun bireysel mi ticari mi olduğunu, takip veya ihtarname durumunu ve düzenlemenin nihai metnini ayrı ayrı kontrol etmesi gerekir.
Sektörel Kredi Sicil Affı
Sektörel sicil affı, yalnızca belirli bir faaliyet alanındaki kişi veya işletmeleri hedefleyen bir düzenlemeyi ifade eder. Tarım, turizm, perakende ya da başka bir sektör için özel kapsam belirlenmesi bu kategoriye girer. Ancak bir sektörde finansman sorunu yaşanması, o sektör için otomatik olarak sicil affı uygulandığı anlamına gelmez.
1 Ekim 2026 itibarıyla incelenen TBMM teklifinin belirli bir sektöre yönelik olmadığı görülmektedir. Teklifin odağında sektör değil, icra takibi başlatılmış veya ihtarname gönderilmiş tüketici kredisi ve kredi kartı borçları bulunmaktadır. Bu nedenle sektörel faaliyet gösteren bir kişi veya işletmenin tekliften yararlanıp yararlanamayacağı, sektör adına değil borcun teklif kapsamında sayılıp sayılmadığı üzerinden değerlendirilmelidir.
Kısacası, genel, esnaf ve KOBİ ve sektörel ayrımı kapsamı anlamaya yardımcı olan bir sınıflandırmadır; tek başına başvuru hakkı oluşturmaz. Güncel durumda kesinleşmiş olan bilgi, 2026 tarihli teklifin komisyon aşamasında bulunduğu ve belirli bir sektöre değil, teklif metninde belirtilen tüketici kredisi ve kredi kartı borçlarına yöneldiğidir.
Ücretsiz E-Kitaplarımızı İncelediniz mi?
Kredi Sicil Affı Hangi Borçları Kapsamaktadır?
Kredi sicil affı, Risk Merkezi’nde yer alan her borcu otomatik olarak kapsamaz. Kapsam; düzenlemenin tarihine, borcun türüne, ödeme veya yapılandırma durumuna ve ilgili hükümde belirtilen diğer şartlara göre belirlenir. Bu nedenle yalnızca bir kaydın Risk Merkezi’nde bulunması, tek başına aftan yararlanmak için yeterli değildir.
Düzenlemelere Göre Kapsama Giren Borçlar
| Düzenleme | Kapsamda belirtilen borçlar | Temel şart veya durum |
|---|---|---|
| 2003 tarihli 5033 sayılı düzenleme | Karşılıksız çek, protestolu senet, kredi ve kredi kartı borçları; belirli nakdi ve gayrinakdi kredi borçları | Borcun ödenmesi veya bankayla yeniden yapılandırılması ve tamamen kapatılması öngörülmüştür. |
| 2017 tarihli sicil affı hükmü | Karşılıksız çek, protestolu senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin kayıtlar | Borcun ödenmesi veya yeniden yapılandırılması ve düzenlemede belirtilen süre içinde finansal kuruluşa başvurulması şartları aranmıştır. |
| 16 Şubat 2026 tarihli kanun teklifi | İcra takibi başlatılmış veya ihtarname gönderilmiş tüketici kredisi ve kredi kartı borçları | Anaparanın peşin ya da beş yıla kadar vadeyle ödenmesi hâlinde bazı faiz, gecikme ücreti, masraf ve sicil kayıtlarının kaldırılması amaçlanmıştır. Teklif henüz yasalaşmamıştır. |
Bu tablo, farklı tarihlerdeki düzenlemelerin kapsamlarının aynı olmadığını gösterir. Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu’nun 2003 tarihli açıklamasında karşılıksız çek, protestolu senet, kredi ve kredi kartı borçlarının yanı sıra belirli ödeme veya yeniden yapılandırma şartlarına bağlanan nakdi ve gayrinakdi kredilerden de söz edilir. Bu bilgi, 2003 tarihli düzenlemenin kapsamını gösterir; 2026 itibarıyla yürürlükte yeni bir sicil affı bulunduğu anlamına gelmez.
Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu’nun 2017 tarihli mevzuat metnine göre kapsam; karşılıksız çek, protestolu senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarıyla sınırlıdır. Aynı metinde vergi borcu, SGK primi ve idari para cezaları kapsam dahilindeki borç türleri arasında sayılmamaktadır. Bu borçlar için yapılan kamu borcu yapılandırmaları, finansal sicil kaydının silinmesiyle aynı sonucu doğurmaz.
2026 yılında TBMM’ye sunulan teklif ise tüketici kredisi ve kredi kartı borçlarına odaklanmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 2026 tarihli kanun teklifi kaydında teklifin icra takibi başlatılmış veya ihtarname gönderilmiş borçları düzenlediği ve komisyonda bulunduğu belirtilmektedir. Bu nedenle teklif kapsamındaki şartlar, yürürlükte kesinleşmiş bir sicil affı hükmü gibi uygulanamaz.
Gayrinakdi krediler, teminat mektupları veya benzeri işlemler bakımından da eski düzenlemelerde yer alan kapsam ile güncel teklifin kapsamı birbirinden ayrılmalıdır. 2003 tarihli düzenlemede bu tür kredilere ilişkin hükümler bulunması, 2026 tarihli teklifin aynı borçları kapsadığı anlamına gelmez. Başvuru veya ödeme kararı vermeden önce borcun türünü, ilgili düzenlemenin tarihini, yasal takip durumunu ve düzenlemenin yürürlükte olup olmadığını kontrol etmek gerekir.
Kredi Sicil Affından Nasıl Yararlanılır?
1 Ekim 2026 itibarıyla kredi sicil affından yararlanmak için yürürlükte, başvuru yöntemi ve şartları açıklanmış bir düzenleme bulunmamaktadır. Kredi sicil affını da içeren kanun teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi‘nin 16 Şubat 2026 tarihli kanun teklifi sayfasında komisyonda görünen bir teklif niteliğindedir. Teklif henüz yasalaşmadığı için hangi kuruma, nasıl ve hangi tarihe kadar başvuru yapılacağı kesinleşmemiştir.
Bu nedenle borcu ödemek veya yapılandırmak, tek başına yürürlükte bir sicil affından yararlanıldığı anlamına gelmez. Ayrıca mevcut bulgular, ödeme ya da yapılandırma sonrasında bankanın Risk Merkezi’ne hangi bildirimleri hangi koşullarda yapacağını kesinleştirmemektedir.
Kredi Sicil Affından Yararlanmak için Başvuru Nasıl ve Nereye Yapılır?
Kanun teklifi yasalaşmadığı için bugün itibarıyla kredi sicil affı başvurusu için doğrulanmış bir başvuru mercii veya yöntem bulunmamaktadır. Teklif metninde de başvuru yapılacak kurum, başvuru kanalı ve son başvuru tarihi açıklanmamıştır. Bu nedenle bankaya dilekçe verilmesini, belirli bir form kullanılmasını ya da başvurunun otomatik olarak sonuçlanacağını kesin bir prosedür gibi değerlendirmemek gerekir.
Mevcut durumda yapabileceğiniz ilk işlem, hakkınızdaki finansal kayıtları kontrol etmektir. Gerçek kişiler, Türkiye Bankalar Birliği’nin Risk Merkezi raporu hizmeti üzerinden e-Devlet Kapısı veya e-Devlet mobil uygulamasıyla rapor alabilir. Raporda kredi limit ve borçları, çek ve senet bilgileri, bireysel kredi başvuruları ile bazı gecikmeli telefon ve fatura bilgileri yer alabilir.
Rapor başvurusu için e-Devlet’e e-Devlet şifresi, elektronik imza, mobil imza, T.C. kimlik kartı veya internet bankacılığı ile giriş yapılabilir. Hizmet ekranında “Risk merkezi raporu başvurusu” seçilir. Başvuru için e-Devlet profilindeki cep telefonu numarasının kayıtlı ve doğrulanmış olması gerekir. Rapor hazırlandığında doğrulanmış telefona SMS gönderilir; rapor, “Başvuru Bilgileriniz” sayfasından SMS ile iletilen rapor şifresi kullanılarak görüntülenebilir ve indirilebilir.
Risk Merkezi Raporu Başvurusu Kullanım Kılavuzu gerçek kişiler için aynı gün içinde 1, ayda 4 ve bir takvim yılında toplam 24 ücretsiz rapor hakkı bulunduğunu belirtir. Bu işlem için ek ücret, vergi veya harç alınmadığı da kılavuzda açıklanır.
Tüzel kişiler için e-Devlet üzerinden başvuru yapılabildiğine ilişkin açık bir bilgi bulunmamaktadır. TBB Risk Merkezi’nin rapor başvuru bilgilerine göre tüzel kişiler rapor için şahsen, posta veya e-posta yoluyla başvurabilir. Bu kanal, kredi sicil affı başvurusu değil, Risk Merkezi raporuna erişim yöntemidir.
Kredi Sicil Affı Başvuru Şartları Nelerdir?
Yürürlükte olmayan bir kanun teklifi için kesin başvuru şartları sıralanamaz. Mevcut resmi bilgilerde borcun tamamen ödenmesi, yapılandırma taksitlerinin tamamlanması, belirli bir dilekçe verilmesi veya belirli belgelerin sunulması kredi sicil affının kesin şartları olarak açıklanmamıştır.
Bu nedenle aşağıdaki noktaları birbirinden ayırmak gerekir:
- Kayıtları kontrol etmek: Gerçek kişiler e-Devlet üzerinden Risk Merkezi raporu alabilir. Tüzel kişiler için şahsen, posta veya e-posta başvuru kanalları belirtilmiştir.
- Borç durumunu doğrulamak: Risk merkezi raporu, hangi kredi, çek veya senet bilgilerinin raporda yer aldığını görmeye yardımcı olur. Rapordaki bir kaydın düzeltilmesi ya da borcun kapatılması için izlenecek işlem, ilgili alacaklı kuruluşun süreçlerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
- Belge ve dilekçe konusu: Bankanın isteyeceği belgeler, ödeme dekontu veya yapılandırma evrakı gibi belgelerin zorunlu olup olmadığı ve tüm kurumlar için aynı başvuru dosyasının kullanılıp kullanılmayacağı mevcut bulgularla doğrulanmamıştır.
- Yapılandırma taksitleri: Taksitlerin tamamlanmaması hâlinde sicil affı bakımından ne sonuç doğacağı, henüz yürürlüğe girmemiş teklif metninden kesin olarak çıkarılamaz.
- Başvurunun reddi: Düzenleme yasalaşmadığı ve başvuru mercii belirlenmediği için ret kararına karşı hangi itiraz yolunun kullanılacağı da şu aşamada kesinleşmemiştir.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 73/A maddesine dayanarak her olumsuz kaydın silineceği veya bankaların bu bilgileri hiçbir kredi değerlendirmesinde kullanamayacağı sonucuna doğrudan varılamaz. Böyle bir sonucun kapsamı, yürürlükteki düzenlemenin kesin metni ve uygulama kuralları üzerinden değerlendirilmelidir. Teklif yasalaşırsa başvuru mercii, süre, şartlar, belgeler, bildirim yöntemi ve ret hâlindeki itiraz yolları ayrıca kontrol edilmelidir.
Kredi Sicil Affı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Sicil Affı Dilekçesi Nedir?
Sicil affı dilekçesi, borcun ödendiğini ve yürürlükteki bir düzenlemenin şartlarından yararlanmak istediğinizi bildiren yazılı başvurudur. Ancak dilekçe vermek tek başına sicil affı sağlamaz. Başvurunun sonucu; ilgili düzenlemenin yürürlükte olup olmadığına, kapsamına, borcun niteliğine ve başvurulan kurumun uygulamasına göre değişir.
Başvurmadan önce borcun hangi kuruma bildirildiğini, ödeme bilgilerinin doğru işlendiğini ve yararlanmak istediğiniz düzenlemenin hangi şartları içerdiğini kontrol edin. Dilekçenizin bir kopyasını ve teslim edildiğini gösteren belgeyi saklayın.
Herkes Kredi Sicil Affından Yararlanabilir mi?
Hayır. Kredi sicil affından yararlanma şartları, belirli bir düzenlemenin kapsamına göre belirlenir. Bu nedenle geçmişte kredi, kredi kartı, karşılıksız çek veya protestolu senet borcu bulunan herkesin otomatik olarak bu haktan yararlanacağını söylemek doğru değildir.
Borcu ödemek de tek başına yeterli olmayabilir. Borcun tarihi, borç türü, ödeme şekli, ilgili düzenlemenin kapsadığı kişiler ve başvuru süresi birlikte değerlendirilmelidir. Vergi, sosyal güvenlik veya idari para cezası gibi borçların kapsama girip girmediği de ayrıca ilgili düzenlemeden kontrol edilmelidir.
Sicil Affı ile Kara Listeden Çıkmak Mümkün mü?
Bu soruya her durum için aynı yanıt verilemez. Sicil affı adı verilen bir düzenlemenin yürürlükte olması, ilgili kişinin hangi kaydının nasıl ele alınacağını otomatik olarak göstermez. Kayıtların silinmesi, düzeltilmesi, kredi değerlendirmesinde dikkate alınmaması veya yalnızca borcun kapatıldığının bildirilmesi birbirinden farklı sonuçlardır.
Bu nedenle bir düzenlemenin metninde açıkça belirtilmeyen bir sonucu, örneğin tüm kayıtların silineceğini ya da bankaların başvuruyu kabul etmek zorunda kalacağını varsaymayın. Önce hangi kaydın bulunduğunu ve bu kaydın hangi kurum tarafından işlendiğini öğrenin. Yanlış veya güncel olmayan bir bilgi olduğunu düşünüyorsanız kayıt düzeltme talebinizi, ilgili finans kuruluşuna ve başvurunun niteliğine göre yetkili kanallara yazılı olarak iletin.
Kara Listeden Çıkabilmek için Kredi Sicil Affından Başka Bir Yol Var mı?
Kredi siciliyle ilgili bir sorun yaşadığınızda ilk adım, borcun durumunu ve kaydın doğruluğunu netleştirmektir. Borç kapatılmış olmasına rağmen güncel görünmüyorsa ödeme belgesiyle birlikte kaydı bildiren kuruluşa yazılı düzeltme talebi iletebilirsiniz. Bankanın yaptığı bildirimin hatalı olduğunu düşünüyorsanız başvurunuzun incelenmesini ve sonucu yazılı olarak bildirmenizi isteyin.
Başvurunuz reddedilirse veya yanıt alamazsanız, izlenecek şikâyet ve itiraz yolu başvurunun türüne, kaydı tutan kuruma ve yürürlükteki mevzuata göre değişir. Bu nedenle güncel kanun metnini ve ilgili kurumun resmî başvuru kanallarını kontrol etmeden belirli bir süre, kurum veya sonuç garantisi üzerinden hareket etmeyin.
Sicil Affı Sonrasında Kredi Notu Hemen Düzelir mi?
Hayır, kredi notunun hemen düzeleceği garanti edilemez. Kredi sicilindeki bir kaydın düzeltilmesiyle kredi notunun aynı anda ve aynı ölçüde değişmesi farklı süreçlerdir. Kredi notunun nasıl hesaplandığı, hangi verilerin kullanıldığı ve güncellemenin ne zaman yapıldığı ilgili finansal raporlama ve puanlama sisteminin kurallarına bağlıdır.
Bu nedenle bir düzenlemeden yararlanılması, kredi notunun otomatik olarak yükseleceği veya geçmişteki ödeme sorunlarının skora etkisinin tamamen ortadan kalkacağı anlamına gelmez. Borç bilgileriniz güncellendikten sonra ilgili raporu yeniden kontrol edin. Hatalı bir kayıt görürseniz düzeltme talebinizi belgeleyerek iletin; doğru kayıtların güncellenmesiyle kredi değerlendirmesinin sonucu ise ayrıca değişebilir.
Sicil Affı Sonrası Bankalar Kredi Vermek Zorunda mı?
Bir sicil affı düzenlemesinde bankalara açıkça kredi verme zorunluluğu getirilmediği sürece, düzenlemeden yararlanmak kredi başvurusunun kesin olarak onaylanacağı anlamına gelmez. Kredi tahsisi, başvurunun yapıldığı tarihteki finansal bilgiler, bankanın değerlendirme ölçütleri ve yürürlükteki kurallar çerçevesinde incelenir.
Başvurunuz reddedilirse bankadan kararın ve bildirilen kayıtların kontrol edilmesini isteyin. Yanlış bilgi bulunduğunu düşünüyorsanız düzeltme talebinizi yazılı yapın ve başvuruya ilişkin belgeleri saklayın. Bankaların kredi verme kararları veya bu kararların hukuki sonuçları hakkında, ilgili düzenlemenin güncel metni görülmeden kesin bir sonuç ya da cezai sorumluluk değerlendirmesi yapılamaz.



























